Muhasebe Tarihi 

Yazının Mezopotamya'da icadı ile toplanan vergilerin kaydedilmesi yan yana gitmiştir. İran, Mısır, Babil ve Roma döneminden kalma muhasebe kayıtları bulunmuştur.

Ticari hesapların parmak ya da abaküs ile yapılmasından vazgeçilip, cebir ile ve her aşamasının yazılı kayıt altına alınması batıda Fibonaccinin büyük eseri Liber Abaci kitabı ve onun daha kısa ve daha popüler versiyonunda, tüccar babasıyla arap şehirlerine yaptığı gezilerde görüp öğrendiği, kâğıt üzerinde hint-arap rakamlarıyla yazılı yapılan aritmetik işlemlerini anlatmasıyla başlamıştır. Bunun İtalya'da kabul buluşunun ticari sebebi hesap yapanla kayıt edenin aynı kişi olması sayesinde daha az adam çalıştırma, ve hesapların sonradan da kontrol olanağı sayesinde daha çok çalışan idare edebilme idi.

Daha sonra bu kayıtlarla ilgili sanat ve onun kuralları geliştirildi. Bankacılık ve sigortacılık mesleklerinin ortaya çıkışı bu döneme rastlar. Çift kalem muhasebe tekniği orta çağda önce Orta doğuda sonra Avrupa'da kullanılır oldu.[2]

Türkiye'de muhasebe cumhuriyetin ilanından sonra 1932 yılında kanunlara girmiş, uzun yıllar ve uğraşlar sonucunda AB standartları kalitesine getirilmiştir.